Müşterisi hazır bir yatırım: Ekoturizm!

Kategori: Yeşil iş - 3.558Yorum Yazın
Müşterisi hazır bir yatırım: Ekoturizm!

Ülkemiz ekoturizm alanında büyük bir potansiyel barındırıyor. Yeşil iş projeler içerisinde ekoturizm gelecek yıllarda önemli bir pay alacağa benziyor. Bu konuda Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BATA) önemli bir rapora imza attı. Bu rapordan bazı başlıkları aşağıda bilginize sunuyoruz.
Ekoturizm, doğa seyahatine dayanan ancak sürdürülebilirlik ilkesini de içeren bir turizm sektörüdür. Ekoturizm 1990’lı yıllardan bu yana turizm endüstrisi içinde hızla gelişen bir sektör olarak dikkat çekmektedir. Özellikle uluslararası turizm talebinin yapısındaki değişiklikler, artan eğitim seviyeleri, çevre konularına karşı artan ilgi ve bilinç ekoturizm seyahatlerine olan talebi artırmaktadır. Ekoturizmin küresel öneminin tanınması için Birleşmiş Milletler 2002 yılını ‘Uluslararası Ekoturizm Yılı’ olarak ilan etmiştir. 2011 yılı ise BM’in sürdürülebilir kalkınma ve Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşma yolunda ormanların sürdürülebilir yönetimi ve korunmasının önemini vurgulamak, farkındalığı artırmak için ‘Uluslararası Orman Yılı’ ilan edilmiştir. Kitle turizminin yok edici etkisine bir reaksiyon olarak ve farklılık arayışı ile ortaya çıkan ekoturizm günümüzde turizm endüstrisinin hızla gelişen bir alt sektörü olarak yılda milyarlarca dolar gelir yaratmaktadır. 1998’de 45 milyon kişi ekoturizm seyahati gerçekleştirirken, 2010 yılında bu rakamın 70 milyonun üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Dünya Turizm Organizasyonu (UNWTO) ekoturizm ve doğa turizminin genel olarak turizm endüstrisinden 3 kat daha hızlı büyüdüğünü açıklamıştır. (2004) Ayrıca bazı geleneksel turizm sektörleri doyma noktasına ulaşmış haldeyken, ekoturizmin istikrarlı bir şekilde büyümeye devam etmesi beklenmektedir. Ekoturizm ile ilgili farklı tanımlar bulunmakla beraber Dünya Ekoturizm Derneği, ekoturizmi ‘doğal alanlara yapılan, yerel halkın refah düzeyini geliştirme ve çevreyi koruma amacı güden sorumluluk sahibi seyahat’ olarak tanımlamaktadır. Örnek vermek gerekirse, yağmur ormanlarında bir yürüyüş, ormana ve yerel halka bir gelir veya fayda sağlamadıkça ekoturizm kapsamında değildir. Aynı şekilde bir rafting gezisi, ancak su havzasının korunmasıyla ilgili farkındalığı artırır ve/veya havzanın korunması için fon sağlarsa ekoturizm kapsamına girer. Ekoturizm ile sürdürülebilir turizm hedeflenmektedir. Burada sürdürülebilirlik ile anlatılmak istenen çevrenin korunmasının yanısıra turizm faaliyeti gerçekleştirilen bölgedeki kültür ve sosyal hayatın da korunması yanısıra ekoturistik faaliyetlerle bölge kültürü ve geleneklerinin yeniden canlandırılması da amaçlanmaktadır.

Türkiye ekoturizmde büyük potansiyel barındırıyor

Türkiye ekoturizmde büyük potansiyel barındırıyor

Dünyada ve Türkiye’de turizm tüketim kalıplarında son yıllarda önemli bir değişiklik gözlenmektedir. Zamanla daha da belirginleşen yeni tip turistlerin beklentileri, deniz-güneş-kum üçgeninin hakim olduğu alışılmış turizm merkezlerinden uzak, bozulmamış doğal alanlarda, abartılı olmayan tesislerde iyi bir oda, iyi hizmet ve tüm bunların başında bozulmamış ve temiz bir çevrede aktif bir tatil olarak özetlenebilir. Ekoturistler için önemli olan doğayla içiçe olmak, yerel halkın kültürünü ve yaşayışını deneyimlemektir. Düşük ziyaretçi etkisi ve yerel halka sosyo-ekonomik fayda sağlama fikri gittikçe artan sayıdaki kişi tarafından benimsenmektedir. Bu fikri benimseyen ekoturistler, Yağmur Ormanları, Uzakdoğu ve Afrika ülkeleri gibi kitlesel turizm bağlamında popüler sayılmayan destinasyonlara uzun mesafeler kat edip özgün deneyimler yaşamak için çok daha fazla harcama yapmaktan kaçınmamaktadır.
Ekoturizm yatırımlarının müşterisi hazır?
• Dünya çapında seyahat edenlerin % 77’si ziyaret ettikleri
ülkenin yerel kültürünü öğrenmek istiyor.
• Turistlerin %71’i ziyaret ettikleri yerlerdeki insanlara
bu ziyaretlerin iş imkânı ve gelir sağlaması gerektiğini
düşünmektedir.
• Ziyaretçilerin %64’ü çevrenin ve sosyal dokunun korunması
için fazla harcama yapabileceklerini söylemektedir.
• İş için seyahat edenlerin %95’i otellerin ‘yeşil’ olması
gerektiğine inanıyor.
• Seyahat edenlerin %44’ü tatil planı yaparken çevreyi dikkate
alıyor.
• Avrupalıların % 80’i, Amerikalıların ise %66’sı tatil tercihlerinin
çevreye olan etkilerinin bilincindedir.
• Tatil planlayanların %56’sı tesislerin ‘yeşil’ olup olmadığını
detaylı olarak sorguluyor.

Ekoturizm raporunu okuyun!

 


Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!

YORUM YAZIN

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.